Bugünkü yazımızda günlük hayatta mirastan mal kaçırma olarak bilinen ‘muris muvazaasını’ ele alacağız. Öncelikle muris muvazaasının tanımıyla başlayalım.
MİRASTAN MAL KAÇIRMA ( MURİS MUVAZAASI ) NEDİR?
Hukuki açıdan muvazaa; hukuki bir işlemin üçüncü kişileri aldatma amacıyla, gerçek iradelerini gizleyerek yapmış oldukları durumu ifade etmektedir. Örneğin bedelsiz olarak bir aracın başka bir kişiye geçirilmesi, geçiş işleminin noterde satış yoluyla yapılması durumunda gerçekte yapılan işlem bağış işlemiyken, görünürdeki işlem satış işlemidir. Bu durumda açıkça görüleceği üzere tarafların gerçek iradeleri aracın bağışlanmasıyken, görünürdeki işlem satış işlemdir. Bu durum hukuken muavazaa olarak ifade edilmektedir.
Muvazaa, hukukun pek çok alanında karşımıza çıkmakla birlikte kuşkusuz en çok görüldüğü alanlardan birisi de miras uyuşmazlıklarıdır. Miras alacaklarından kaynaklı uuyuşmazlıklarında muvazaa ‘muris muvazaası’ olarak tanımlanmaktadır. Muris muvazaası; murisin (miras bırakan) bazı mirasçılarından mal kaçırma için gerek diğer mirasçılara gerekse başka kişilere yapmış olduğu muvazaalı işlemleri ifade etmektedir. Muris muvazaası halk arasında mirastan mal kaçırma olarak bilinmektedir. Ne yazık ki uygulamada murisler sıklıkla birtakım mirasçılarından mal kaçırma eğiliminde olmaktadırlar. Murisin bu mal kaçırma eğilimi; yöresel adetler, duygusal bağ, toplumsal etki gibi çeşitli sebeplere dayanabilmektedir. Hangi sebepten kaynaklanırsa kaynaklansın murisin bu tip eylemleri muvazaalı işlemlerdir. Yargıtay 01/04/1974 tarihli 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile muris muvazaasını kabul etmiştir.
Yargıtay 01/04/1974 tarihli 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı:
“…Bir kimsenin; mirasçısını miras hakkından yoksun etmek
amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz
malı hakkında Tapu Sicil Memuru önünde iradesini satış doğrultusunda
açıklanmış olduğunun gerçekleşmiş bulunması halinde, saklı pay sahibi
olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılarının,
görünürdeki satış sözleşmesinin Borçlar Kanununun 18. maddesine
dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil
koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabileceklerine ve
bu dava hakkının geçerli sözleşmeler için söz konusu olan Medeni
Kanunun 507. ve 603. maddelerinin sağladığı haklara etkili
olmayacağına Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun
1.4.1974 günlü ikinci toplantısında oyçokluğuyla karar verildi…”
Muvazaaya karşı, miras hakkı elinden alınan mirasçıların başvurabileceiği hukuki yollar mevcuttur. Muris muvazaası olarak yapılan işlemler, mahkeme kararıyla iptal edilebilmektedir.
MURİS MUVAZAASINA KARŞI AÇILABİLECEK DAVALAR NELERDİR? KİMLER BU DAVAYI AÇABİLİR?
Muris tarafından mal kaçırma amacıyla yapılan işleme karşı tapu iptal ve tescil davası açılabilmektedir. Bu dava ile görünürdeki işlemin muvazaa nedeniyle geçersizliğinin tespiti ve bu geçersizliğe dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptali talep edilir. Saklı pay sahibi olsun ya da olmasın, miras hakkı zedelenen tüm mirasçılar bu davayı açabilmektedir. Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası herhangi bir hak düşürücü süre veya zamanaşımına tabi değildir. Dolayısıyla hak sahibi herhangi bir mirasçı bu davayı muris vefat ettikten sonra istediği zamanda açabilmektedir.
MİRASTAN MAL KAÇIRMA (MURİS MUVAZAASI) ŞARTLARI NELERDİR?
Muris muvazaasının gerçekleşmiş olması için şu şartların bir arada bulunması gerekmektedir:
- Tarafların muvazaalı işlem yapma hususunda kendi aralarında anlaşmış olmaları ( Muvazaa ilişkisinde muris ve miras bırakılan arasında bu anlaşma zorunludur. Bu anlaşma ancak tarafların istekleriyle ortaya çıkmaktadır.)
- Tarafların üçüncü kişileri aldatma amacı taşıyor olmaları. (Muris muvazaasından söz edilebilmesi için mutlaka mirasçıları aldatma kastı içerisinde olunmalıdır.)
- Tarafların gerçek iradeleri ve yapılan işlemin birbirinden farklı olması gerekmektedir.
MURİS MUVAZAASI DAVASINDA DELİLLER
Murisin gerçek iradesini (mal kaçırma iradesi) ortaya çıkaracak birçok ölçüt bulunmaktadır. Tanık delili, murisin ve miras bırakılanın ekonomik durumu (murisin taşınmazın satışını gerektirecek ekonomik güçlükte olup olmaması), aile ilişkileri, bölgenin gelenekleri, şayet işlem satış olarak gösterilmişse terekeden satış parasının çıkıp çıkmadığı, işlem satış olarak gösterilmişse tapuda gösterilen bedel ile taşınmazın gerçekteki bedelinin arasında tutarsızlık olup olmadığı (bu husus tek başına muvazaa ilişkisini kanıtlamamaktadır) gibi unsurlarla muris muvazaası ispat edilebilmektedir.
MİRASTAN MAL KAÇIRMA (MİRASTAN MAL KAÇIRMA) DAVASININ SONUÇLARI NELERDİR?
Muris muvazaası nedeniyle Tapu İptal ve Tescili talepli davaların yargılaması sonucunda, davacı taraf iddia etmiş olduğu muvazaayı hukuka uygun olarak şüpheye mahal vermeyecek şekilde ispat ederse; muris tarafından devretmiş olduğu taşınmazın devri iptal edilir. Muris muvazaası sebebiyle Tapu İptal ve Tescili talepli davaların gerek açılması gerekse takibinde avukatınızdan hukuki destek alınması hak kayıplarının önüne geçecektir.